Arşiv

Archive for the ‘Sağlık’ Category

Türk bilim adamlarının başarısı

21 Haziran 2010 Yorum yapın

AKDENİZ Üniversitesi’nde (AÜ) görev yapan bir grup bilim adamı, 6 yıllık çalışma sonunda, ağızdan kullanımında zehirli etki gösteren bir bitkiden elde ettikleri madde ile laboratuvar ortamında kanserli hücreleri öldürdü. Bilimsel bir dergide yer alacak çalışma, Avrupa Patent Ofisi’nden de uluslararası ön patent onayı aldı.

AÜ Tıp Fakültesi Tıbbi Onkoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof.Dr. Hakan Bozcuk, Doç.Dr. Mustafa Özdoğan ve Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Durmuş Burgucu, kanser hücre kültüründe yaptıkları bir araştırma ile daha ileri araştırmalar için umut ışığı yaktı. Türk bilim adamları, 6 yıldır süren çalışma sonunda, sadece Akdeniz bölgesinde Toros sıradağlarının eteklerinde yetişen ve ağızdan kullanımında zehirli etki gösteren bir bitkiden elde edilen özütle, laboratuvar ortamında kanserli hücreleri öldürdü. Önümüzdeki günlerde bilimsel bir dergide yayımlanacak olan çalışma, Avrupa Patent Ofisi’nden uluslararası ön patent onayı da aldı. 

Çalışmanın 6 yıldır 8 kişilik bir araştırma grubunun emeği ile ortaya çıktığını belirten Prof.Dr. Hakan Bozcuk, ekibin diğer elemanlarının Yrd.Doç.Dr. Asuman Karadeniz, Yrd.Doç.Dr. Hasan Öztürk, Biyolog Deniz Ekinci, Prof.Dr. Fatih Topçuoğlu ve Oktay Akyurt olduğunu söyledi.

KANSER TEDAVİSİ İÇİN ERKEN

Araştırma sonuçlarının kanser tedavisinde bu haliyle kullanılmasının söz konusu olmadığını, ancak bitkisel kaynaklardan kanserle savaşabilecek yeni ilaçlar yaratma yolunda bir adım olduğunu kaydeden Prof.Dr. Bozcuk, “Bu proje için yıllardır çalışıyoruz. Şimdi bir sonraki basamağa geçiyoruz. Önümüzdeki süreçte bu metodu ve test ettiğimiz bileşikleri hayvan modellerinde uygulamak istiyoruz. En önemli hedeflerimizden biri bu araştırma projesinden çıkacak sonuçları daha ileriye götürüp, üniversitemiz ve ülkemiz adına kazanımlar sağlamak” dedi.

Çalışmalarda özütü kullanılan bitkinin adını açıklamayan bilim adamları, insanların bu bitkilere yönelip bilinçsizce kullanmaları neticesinde istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabileceği düşüncesiyle bitkinin adını vermediklerini kaydetti.

Sağlık Bilimleri Enstitüsü Fizyoloji Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi Durmuş Burgucu, “Yaptığımız çalışmanın sonuçlarını şu an kanser tedavisine uyarlamamız mümkün değil, ama bu sonuçlar bu yoldaki Akdeniz Üniversitesi’nin bilim adamlarının önemli bir adımı” dedi. Burgucu, bu projenin Medikal Onkoloji, Fizyoloji ve Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü ile ortak sürdürüldüğünü söyledi.

Cep telefonu kanser riskini arttırmıyor

21 Haziran 2010 Yorum yapın

Cep telefonlarının sağlığa olası etkileri üzerinde ilgili yapılan en geniş araştırma, bu cihazların ortalama bir cep telefonu kullanıcısında beyin kanseri riskini arttırmadığını ortaya koydu. Ancak araştırmaya göre cep telefonunu aşırı kullananlar kanser riskiyle karşı karşıya.

Cep telefonlarıyla ilgili geniş çaplı araştırma Dünya Sağlık Örgütü İnterphone Araştırma Grubu tarafından yapıldı. Araştırmaya 13 ülkeden 13 bin cep telefonu kullanıcısı katıldı. Araştırmacılar sonunda cep telefonları tarafından transfer edilen radyo frekanslarının gliyom ve menenjiyom türü beyin kanseri riskini arttırmadığı sonucuna vardı. Ancak araştırma, cep telefonunu aşırı kullanan kişilerde gliyom riskinin yüzde 40 daha fazla olduğunu gösterdi. Aşırı kullacıların 10 yıl süreyle haftanın 7 günü günde en az 30 dakika telefonda konuşanlar olduğu belirtiliyor.

Araştırmacılardan Daniel Kewski aynı zamanda Ottawa Üniversitesi Halk Sağlığı Risk Değerlendirmesi Merkezi uzmanı. Kewski aşırı cep telefonu kullanımının kanser riskini arttırdığı kanıtlayamadıklarını, çünkü araştırmanın bazı katılımcıların verdiği fazla kesin olmayan bilgiler temel alınarak yapıldığını söyledi.

Kewski, “Araştırmaya katılanlara hayatları boyunca yaptıkları tüm cep telefonu konuşmalarını hesaplamalarını istedik. Günde kaç kez arama yaptıklarını, her seferinde ne kadar süreyle konuştuklarını sorduk. Dolayısıyla bize verdikleri bilgiler çok doğru olmayabilir.” diyor.

Kewski kullanıcıların çoğunun ayda ortalama 2 buçuk saat cep telefonu görüşmesi yaptığını belirlediklerini söylüyor. Amerika Kanser Derneği’nden Otis Brawley ise cep telefonlarını aşırı kullananlarda bile beyin kanseri riskinin arttığını gösteren kanıt bulamadıklarını söyledi. Brawley böyle bir risk olsa bile diğer sağlık risklerinin yanında önemli sayılmayacağını belirtti.

Brawley, “Bu Amerika’da yılda fazladan 300 beyin tümörü vakası demek. Oysa yılda 3 bin kişi cep telefonuyla araba kullanırken meydana gelen kazalarda ölüyor.” diyor.

Montreal Üniversitesi çevre profesörü Jack Siemiatycki Brawley ile aynı görüşte ve paniğe ya da kaygıya gerek olmadığını savunuyor.

Siemiatycki, “Cep telefonunu aşırı kullananlar, ayda 1000-2000 dakika telefonda konuşanlar için risk olabilir ama bunu yapan da çok az.” diyor.

Siemiatycki, böyle bir durumda kullanıcıların kulaklıkla konuşmalarını tavsiye ediyor. Bu sayede radyo frekans enerjisinin seviyesi düşük oluyor.

Uluslararası Kanser Araştırmaları Enstitüsü’nden Christopher Wild İnterphone Çalışma Grubu’nun gelecek yıl toplanarak mevcut verileri  yeniden gözden geçireceğini söylüyor.

Wild, “Elimizdeki bulguları daha derin incelemeliyiz. Ancak o zaman cep telefonlarının sağlık riski oluşturmadığından emin olabiliriz.” diyor.

İnterphone Çalışma Grubu’nun araştırması Uluslararası Epidemoloji Dergisi’nde yayınlandı.

Sarhoşluk tarih mi oluyor?

21 Haziran 2010 Yorum yapın

Fransa’da sarhoş ya da akşamdan kalma olmak tarihe gömülmek üzere!

Outox adlı bir içeceğin parti tutkunlarını hem geceyi erken bitirme derdinden hem de ertesi gün işkencesinden kurtaracağı öne sürülüyor.

Üreticileri tarafından ‘devrim niteliğinde’ diye tanımlanan Outox, kutuda satılan ve köpüren bir içecek.

Alkolün kanda bozulma sürecini hızlandırarak tüketen kişinin daha az sarhoş olmasını sağlıyor.

Ancak içeceği bilimsel olarak faydasının kanıtlanmadığı gerekçesiyle eleştirenler de var.

Alkolizm ve bağımlılıkla mücadele eden doktorlar örgütü olan F3A’dan Patrick Fouilland, “Bu tür ürünler sürekli çıkıyor ve ben şüpheyle yaklaşıyorum” derken, alkolizm karşıtı bir grubun başkanı Alain Rigaud da, “Eğer biri kandaki alkol seviyesini düşürebilecek bir ürün yapabilirse ona Nobel Ödülü verilmeli” dedi.

Outox sözcüsü ise kesin testlere başlandığını belirtti.

Ancak Lüksemburg merkezli şirket içkinin gizli formülünü açıklamıyor.

İçkinin versiyonları Kanada dahil birkaç ülkede satılmaya başlamış bile.

Fransa Sağlık Bakanlığı ise ürünle ilgili endişeleri olduğunu bildirse de, Outox’un kendisi içkinin tehlikeli olmadığını söylüyor ve herhangi bir yasak öngörmüyor.

Categories: Sağlık Etiketler:, ,

IQ’su düşüklerin intihar riski fazla

06 Haziran 2010 Yorum yapın

Zeka katsayısı (IQ) düşük olanların intihar etme riskinin daha fazla olduğu bildirildi.

İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nden Finn Rasmussen ve ekibinin bir milyondan fazla gencin katıldığı araştırması IQ ile intihara teşebbüs arasında ilişki olduğunu gösterdi.

Askere gitmeden önce 1,1 milyon İsveçli gence yapılan IQ testi sonuçlarını inceleyen bilim adamları, ortalama 24 yılı kapsayan verilerin intihar girişimi nedeniyle hastaneye kaldırılanların sayısını gösteren kayıtlarla örtüştüğünü ortaya koydu.

Bilim adamları, IQ’su düşük olan bir kişinin intihara teşebbüs etme riskinin IQ’su yüksek olan bir kişiye göre yaklaşık 9 kat fazla olduğu sonucuna vardı.

Araştırmanın intiharı önleme konusunda kısa vadede çözüm sağlamadığını belirten Rasmussen, ancak zeka seviyesi düşük kişilerin intihar etme riskinin daha fazla olduğunu bilmenin faydalı olabileceğine dikkati çekti.

İngiliz ve Avustralyalı bilim adamlarının da destek verdiği araştırmada ilk kez böyle bir bağın bulunduğu vurgulandı.

İngiliz Tıp Dergisinde yayımlanan araştırma , kadınları ve şizofreni ya da manik depresyon gibi düşünce ve duygu bozukluklarına sahip kişileri kapsamıyor.

Takip Et

Get every new post delivered to your Inbox.